B A A L
( Toplum dışıların Baal’i)
BÜYÜK
BAAL KOROSU
Büyürken
Baal anasının beyaz karnında
Gökyüzü
geniş, sessiz ve solgundu o çağlarda,
Çıplak,
genç ve tuhaf epeyce
Tam
Baal’in sevdiği gibi, dünyaya geldiğinde.
Gökyüzü
dururdu zevk ve acı içinde
Baal
uyurken bile ya da kendinden geçtiğinde.
Gece
gök menekşe ve Baal zilzurna,
Baal
uslu, gök kayısı rengi gün ağardığında.
İşte
böyle hastane, kilise, meyhane arasında
Kayıtsız
mekik dokurken bırakır alışkanlıklarını,
Hele
yorgunsa çocuklar, çökmeyecektir asla,
Baal
kendi göğünü çekecektir aşağı.
Kalabalığı
içinde günahkarların, utanç veren
Baal
çırılçıplak yatar bir o yana bir bu yana dönerek,
Yalnız
gökyüzü ama gökyüzü sürekli
Tüm
gücüyle onun çıplaklığını örtecek.
Hele
yeryüzü, verirken gülen o azgın karı
Baal’i
un ufak etti dizlerinin arasında,
Yaşattı
ona tatlı, çılgınlık dolu anları
Ama
Baal ölmedi, baktı yalnızca.
Baal
cesetleri gördüğünde etrafta
Şehveti
iki kat artardı.
Yer
çok diyor Baal, adam yok pek fazla
Yer
çok diyor Baal, geniş bu kadının karnı.
Bir
kez, der Baal, kendini size tümüyle verince kadın,
Gitsin
artık, başka şeyi kalmamıştır, bırakın.
Korkmayın
erkeklerden, hepsi birbirinin aynı
Ama
Baal korkar hatırlayınca çocukları.
Baal
der ki iyi şeydir sefih yaşam
Ve
işe yarayabilir sefih yaşayan adam,
Kötü
alışkanlıklar değerlenir insan bilirse istediğini
Seçecekseniz
ikisini seçin çünkü fazla gelir biri.
Tembellik,
yumuşaklık bunlardan sakınmak gerekir
Ne
yalan söylemeli, zevk almak öyle pek kolay değildir.
Güçlü organları ve deneyimleri olmalı insanın
Bazen
rahatsız eder adamı şiş bir karın.
Semiz
akbabaları gözler Baal yıldızlı gökyüzünde
Çevresinde
dolanan, ölümünü kollayan.
Cansız
gibi yapar bazen, yakalar çullanınca üzerine
Ve
akbabasını yer akşam yemeğinde ses çıkarmadan.
Yaslı
yıldızlar altında, dert vadisinde
Baal
ağzını şapırdatarak çayırları otlayacak,
Bitirince
tümünü, dipsiz ormanların içine
Şarkılar
söyleyerek, uyumaya koşacak.
Derinliklerine
döndüğünde karanlık ana rahminin
Dünya
nedir Baal’e? Baal doygundur özünde.
Gökyüzü
yeterince pusuda hala ardında gözlerinin,
Ölüyken
bile gökyüzü kalacak orada yeterince.
Çürürken
Baal yeryüzünün karanlık kucağında
Gök
geniş, sessiz ve solgundu bir kez daha
Çıplak, genç ve tuhaftı epeyce
Baal’in
sevdiği gibi işte bizimle olduğu süre içinde…
Bertolt
Brecht
Çeviri:
Ayşe Nur Kocatopçu


















