"En tepedeydi artık.
Kilisenin içinde sığınır gibi durdu,
oracıkta kocaman bir taş ilişti
gözüne, gitti oturdu. İşte şimdi sabahın bu erken saatinde ada yavaş
yavaş uyanıyorken bu muhteşem manzara
tümüyle ona aitti. Çatısı ise berrak gökyüzü. Bağ bahçe arasındaki eski Rum
evlerinin, üzerindeki kuş pisliklerinin bile usta bir ressamın fırça
darbelerinden çıkmış izlenimini verdiği, uzaktan birer işçilik şaheseri gibi
görünen eski Rum kiremitlerini kuş bakışı seyre
daldı. Osmanlı kiremitleri, Rum kiremitleri, Marsilya kiremitleri; büyük
bir mozaik... Bir kiremit denizindeydi sanki ve farklı dalgalar oluşuyordu bu
denizde."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder