"Akşamüzeri adaya döndü. Adımları
onu sahilde küçük bir iskeleye sürükledi. Üç tane koca bidon üzerine
oturtulmuş, eğri büğrü tahta
parçalarından yapılmış iskelenin ucuna yürüdü. Çarşaf gibi denize baktı. İşte şu karşıda kıpırtısız
duran Tavuk Ada’sına böylelikle on adım daha yaklaşmış oluyordu. Çocukluğunun
Kalamış İskele’ sine gitti geldi aklı,
o iskele mi çok uzundu, git git bitmiyordu, yoksa o mu çok ufak bir
çocuktu, misafirliğe gittikleri
köşkün kızı olan bir ablanın elinden
tutup sessizce, boylu boyunca yürüdüklerinde?"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder