1 Şubat 2012 Çarşamba


"Akşamüzeri adaya döndü. Adımları onu sahilde küçük bir iskeleye sürükledi. Üç tane koca bidon üzerine oturtulmuş,  eğri büğrü tahta parçalarından yapılmış iskelenin ucuna yürüdü. Çarşaf gibi  denize baktı. İşte şu karşıda kıpırtısız duran Tavuk Ada’sına böylelikle on adım daha yaklaşmış oluyordu. Çocukluğunun Kalamış İskele’ sine  gitti geldi aklı, o iskele mi çok uzundu, git git bitmiyordu, yoksa o mu çok ufak bir çocuktu,  misafirliğe gittikleri köşkün  kızı olan bir ablanın elinden tutup  sessizce,  boylu boyunca yürüdüklerinde?"

Hiç yorum yok: